Kasten yaralama suçu günümüzde en çok karşılaşılan suç tiplerinden biri olup genelde avukatlara da en çok danışılan suç konularından biridir. Kasten yaralama konusunun yelpazesi çok geniş olup günlük hayatta karşılaştığımız çoğu münakaşada, kavgada aslında bu suça maruz kalmaktayız fakat bu yapılan hareketlerin suç kapsamında olduğunu bilmemekteyiz. Örneğin; bir kişiye tokat atmak, bir kişinin kolundan sertçe tutup savurmak, bir kişiyi tutup kollarından sıkıca sıkmak, bir kişiyi itekleyip yere düşmesine neden olmak vb. bu suç kapsamındadır.
Kasten yaralama suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2. Bölümü olan Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar başlığı altında düzenlenmiş olup Türk Ceza Kanunu’nun 86,87 ve 88. Maddelerinde açıklanmıştır.
TCK’nın 86/1. Maddesinde Kasten Yaralama “Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” Şeklinde tanımlanmış olup suçun temel unsurları belirtilmiştir. Ceza kanunları Kanunilik İlkesi gereği mümkün olan en açık şekilde yazılmış olmalı ve insanların aklında herhangi bir soru işaretine yer bırakmayacak şekilde düzenlenmelidir. İşbu maddeden açıkça görüleceği üzere kişinin vücudunda acıya neden olan, sağlığının veya algılama yeteneğinin bozulmasına yol açan her eylem yaralama olarak kabul edilir. Dolayısıyla kişinin vücudunda bir tokat veyahut çimdik bile acıya yol açabileceği için bu suç kapsamında değerlendirilmektedir.
TCK’nın 86/2. Maddesinde “Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.” Şeklinde kasten yaralama suçunda daha az ceza gerektiren hal düzenlenmiştir. İşbu maddede düzenlenen önemli iki husus olup bunlardan birincisi basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçü kavramı, ikincisi ise suçun şikayete bağlı olmasıdır. Vücut dokunulmazlığının ihlalinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde olup olmadığı tıp biliminin verilerine göre yapılmaktadır. Uğradığınız bir yaralama vakasında hastaneden aldığınız darp raporunda “basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde” ibaresi var ise şikayette bulunmanız gerekir. Çünkü bu ölçüde bir yaralama olayında soruşturma ve kovuşturmanın yapılması, mağdurun şikayetine bağlıdır. Ayrıca şikayete bağlı suçlar uzlaşma kapsamında olup, bununla birlikte şikayetçi olunduktan sonra soruşturma veya kovuşturma aşamasında şikayetten vazgeçilirse dava düşer. Ayrıca iddianamelerde suç kapsamında “Basit Yaralama” yazısının bulunduğu olur ve kanunda Basit Yaralama başlıklı bir madde bulunmamaktadır. İddianamelerdeki “Basit Yaralama” olarak belirtilen suç işbu madde hükmünde belirtilen suçtur.
TCK’nın 86/3. Maddesinde ise Kasten Yaralama Suçu’nun nitelikli halleri “Kasten yaralama suçunun; a) Üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe karşı, b) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle, d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle, e) Silahla, İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında artırılır” şeklinde ayrı ayrı bentler halinde düzenlenmiştir. İşbu maddedeki önemli unsur ise şikayet aranmaksınız ibaresidir. Kanun koyucunun sıraladığı bu unsurları içeren yaralama eyleminde mağdurun şikayeti aranmaksızın soruşturma ve kovuşturma yapılabilir. Kişi şikayetçi olup daha sonrasında şikayetinden vazgeçse dahi bir önemi bulunmamakta olup kamu davası devam eder.
- a-) bendinde kasten yaralama suçunun anneye, babaya, çocuğa, eşe ve kardeşe karşı işlendiğinde nitelikli halinin oluştuğu belirtilmiştir.
- b-) bendinde kasten yaralama suçunun çocuklara veya ileri yaşı, hastalığı, malüllüğü veya zihinsel engeli, fiziksel engeli nedeniyle kendini koruyabilecek yetide olmayan kişilere karşı işlendiğinde nitelikli halinin oluştuğu belirtilmiştir.
- c-) bendinde kasten yaralama suçunun kişi kamu görevini icra ettiği esnada işlendiğinde nitelikli halinin oluştuğu belirtilmiştir. Buradaki önemli husus yaralama eyleminin kamu görevlisine karşı işlendiğinde değil; kamu görevlisinin görevinden dolayı bu yaralama eyleminin gerçekleşmiş olmasıdır..
- d-) bendinde kamu görevlisinin kamu hizmeti ve yararı için elinde olan gücü kullandığı esnada yaralama eylemini bu güç ile yapması durumunda kasten yaralama suçunun nitelikli halinin oluştuğunu belirtmiştir.
- e-) bendinde kasten yaralama suçu silahla işlendiğinde nitelikli halin oluştuğu belirtilmiştir. Silah her olayda değişkenlik gösterebilir bu sebeple silaha bir iki örnek vermek gerekirse bıçak, tabanca, muşta, kerpeten vb. aletleri örnek verebiliriz.
TCK’nın 87. Maddesinde Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama suçunun oluşacağı haller;
“(1) Kasten yaralama fiili, mağdurun; a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına, b) Konuşmasında sürekli zorluğa, c) Yüzünde sabit ize, d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma, e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına, Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, bir kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya giren hallerde üç yıldan, üçüncü fıkraya giren hallerde beş yıldan az olamaz. (2) Kasten yaralama fiili, mağdurun; a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine, b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine, c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına, d) Yüzünün sürekli değişikliğine, e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesine, Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, iki kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya giren hallerde beş yıldan, üçüncü fıkraya giren hallerde sekiz yıldan az olamaz. (3) Kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması halinde, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre, yarısına kadar artırılır. (4) Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse, yukarıdaki maddenin birinci fıkrasına giren hallerde sekiz yıldan oniki yıla kadar, üçüncü fıkrasına giren hallerde ise oniki yıldan onaltı yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.” şeklinde ayrıntısıyla düzenlenmiştir.
İşbu maddede Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçunun oluşabileceği tüm durumlar belirtilmiş olup bu durumlar dışında olan olaylarda TCK mad. 87 hükümleri uygulanamaz. Bu madde hükmü kapsamında değerlendirilecek olaylarda mağdur ve/veya sanığın kesinlikle profesyonel hukuki destek alması gerekmektedir. Çünkü maddenin özellikle 1. Ve 2. Fıkrasındaki ayrımlarda çok ince çizgi olup bu durum etkin bir hukuki savunma gerektirmektedir. Maddenin 3. Fıkrasında ise kırığın mağdurun hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre, maddede belirtilen cezaya hükmolunur.
TCK’nın 88. Maddesinde Kasten Yaralamanın İhmali Davranışla İşlenmesi suçu “Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilebilir. Bu hükmün uygulanmasında kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesine ilişkin koşullar göz önünde bulundurulur.” şeklinde düzenlenmiştir.
Kısacası; kasten yaralama suçu vücut dokunulmazlığına karşı işlenen suçlardan olup sıkça karşılaşılan suçlardan birisidir. Kasten yaralama suçunda her vakada incelenmesi gereken farklı elementler olup bu elementlerin etkin bir şekilde kullanılması savunma için çok önemlidir. Bu sebeple böyle bir vakanın mağdurunun da sanığının da hak kaybına uğramaması için profesyonel hukuki desteğe ihtiyacı bulunmakta olup aksi taktirde geri dönüşü zor olan ve manevi olarak çok yıpratıcı bir yola girmiş olursunuz. Sitemizden ve iletişim bölümünde bulunan numaralardan bize ulaşarak veya İstanbul Kartal’da yer alan ofisimize gelerek bu konuda danışmanlık ve ilerisinde avukatlık hizmeti alabilirsiniz. (Danışmanlık ve avukatlık hizmeti ücrete tabi olup Avukatlık Kanunu kapsamında avukatların belirli şartlar haricinde ücretsiz iş yapması yasaktır.)
Av. Ömer Can AKALIN
