KARŞILIKSIZ ÇEK DÜZENLEME SUÇU

Çek, senet metninde çek ibaresi geçen, kayıtsız şartsız belirli bir bedelin ödenmesi için havaleyi, ödeyecek kişinin ve “muhattabın” ticaret ünvanını, ödeme yerini, düzenleme tarihini ve yerini, düzenleyenin imzasını içeren kambiyo senedi türüdür. Türk Ticaret Kanunu md. 782/1’de Türkiye’de ödenecek çeklerde muhatap ancak bir banka olabilir.” şeklinde hüküm kurularak muhattabın sadece bankalar olacağı belirtilmiştir. Bu sebepten dolayı tacirlerde çeke duyulan güven yüksektir. Çünkü ödeme direkt bankaya çekin ibrazı ile alınacak olup bu da tahsilatın kolay yapılacağı hissiyatını uyandırır. Günümüzde özellikle ticaret ile uğraşan kimselerin ödeme aracı olarak en sık başvurdukları yol çek ile ödeme yoludur. Kanun koyucu da çeke duyulan güveni korumak ve ticaret hayatını iyileştirmek amacıyla 5941 sayılı Çek Kanunu’nu oluşturmuştur. İşbu kanunda yapılan düzenlemeler ile çeke karşı olan güveni arttırmak ve karşılıksız çek vakalarını önlemek amacıyla çekin keşidecisinin çek hesabında ödeme gününde para bulunmaması durumda çeşitli yaptırımlar öngörmüştür. İşbu yaptırımlar 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 5. Maddesinde “ceza sorumluluğu, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı” başlığı ile düzenlenmiştir. Karşılıksız çek düzenleme suçuna ilişkin yargılamada görevli mahkeme İcra Mahkemeleri’dir. Karşılıksız çeke ilişkin şikayete ilişkin süre Çek Kanunu’nda belirtilmemiş olsa da İcra İflas Kanunu md. 347’de belirtilen genel şikayet sürelerine tabi olup, çekin karşılıksız çıktığının öğrenildiği tarihten itibaren 3 ay veya her halükarda karşılıksız çekin düzenlendiği tarihten itibaren 1 yıldır. Karşılıksız çek düzenleme suçu şikayete tabi olduğundan bu durum ile karşılaşıldığı anda vakit kaybetmeden hukuki destek almak gerekir. Çünkü şikayet, süresinde yapılmadığı takdirde şikayetin bir kifayeti olmayacaktır.

Çek Kanunu md. 5/1’de Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adlî para cezası, çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamaz. Mahkeme ayrıca, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına; bu yasağın bulunması hâlinde, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının devamına hükmeder. Bu davalar, çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği veya çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer ya da hesap sahibinin yahut şikâyetçinin yerleşim yeri mahkemesinde görülür.” şeklinde karşılıksız çek düzenlemenin cezai sorumluluğunu açıklamıştır. İşbu maddede dikkat edilmesi gereken karşılıksız çek düzenleme suçunun şikayete tabi olması ve karşılıksız çekin bedelinden daha düşük bir meblağda adli para cezasına hükmedilemeyeceğidir. Bu sebeple bu durum ile karşılaşan keşidecinin de hamilin de hukuki/cezai riskini azaltmak için profesyonel hukuki destek alması gerekmektedir. Çünkü keşideci yargılama sonunda adli para cezasını ödemek ile borcundan kurtulmamakta olup çek bedelini ayrıca hamile de ödemesi gerekmektedir. Keza yargılama sonunda hükmolunan adli para cezası hamile ödenmemekte olduğundan hamilin de bu davayı açmasındaki asıl amacının parasını tahsil etmek olduğu göz önüne alındığında mağduriyet yaşamaması için etkin bir hukuki destek alması gerekmektedir. Yani kanun koyucu bu maddeyi çekin hamillerinin alacaklarının tahsilini sağlamak amacıyla değil, çeke karşı duyulan güveni korumak amacıyla düzenlemiştir. Keşideci yargılama sonunda hükmolunan adli para cezasını ödemediği takdirde DOĞRUDAN HAPİS CEZASI ile cezalandırılacaktır.

Çek Kanunu md. 5/2’de “Birinci fıkra hükmüne göre çek karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmakla yükümlü olan kişi, çek hesabı sahibidir. Çek hesabı sahibinin tüzel kişi olması hâlinde, bu tüzel kişinin malî işlerini yürütmekle görevlendirilen yönetim organının üyesi, böyle bir belirleme yapılmamışsa yönetim organını oluşturan gerçek kişi veya kişiler, çek karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmakla yükümlüdür.” şeklinde karşılıksız çek düzenleyen tüzel kişilerdeki yönetim organında bulunan imzaya yetkili kişilerin sorumlulukları düzenlenmiştir. Bu yönetim organında bulunan kişiler için doğacak olumsuz sonuç ise; tüzel kişinin banka hesabında çekin ödenmesi zamanında çek karşılığı bulunmaz ise 1. Maddede belirtilen yaptırımlar, işbu hesapta para bulundurulmasından sorumlu olan yönetim organı üyelerine uygulanması ve yönetim organı üyeleri hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına ilişkin karar verildiği takdirde yasaklılıkları süresince şirketlerin yönetim organlarında görev alamayacak olmalarıdır.

Çek Kanunu md 5/3’de “Çek hesabı sahibi gerçek kişi, kendisi adına çek düzenlemek üzere bir başkasını temsilci veya vekil olarak tayin edemez. Gerçek kişinin temsilcisi veya vekili olarak çek düzenlenmesi hâlinde, bu çekten dolayı hukukî ve cezaî sorumluluk çek hesabı sahibine aittir.şeklinde gerçek kişilerin çek düzenlemesinde vekil tayin edemeyeceği belirtilmiştir. Bu maddede dikkat edilmesi gereken husus; eğer gerçek kişi vekil tayin ederek çek keşide etmiş ise bu çekin geçersizliği söz konusu olmaz. İşbu çekin karşılıksız çıkması durumunda cezai yaptırım vekile değil çek hesabı sahibi gerçek kişiye uygulanacağıdır.

Karşılıksız çeke ilişkin şikayette bulunmak, hukuki yollarla alacağı tahsile engel değildir. Dolayısıyla işbu şikayet devam ettiği süreçte karşılıksız çeke ilişkin olarak icra takibi başlatılabilir.

Yargılama sürecinde koruma tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına karar verilebilir. Hakkında işbu koruma tedbiri uygulanan kişiler şirketlerin yönetim organlarında yer alamazlar.

Karşılıksız çek bedelinin, kanunî ibraz tarihinden itibaren işleyecek ticarî temerrüt faiz oranı üzerinden hesaplanacak faiz ile birlikte tamamen ödeyen keşideci hakkında, yargılama esnasında mahkeme tarafından davanın düşmesine ve mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra mahkeme tarafından hükmün bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verilecektir. Ayrıca hamilin şikayetten vazgeçmesi durumunda davanın düşmesine karar verilir.

Kısacası; karşılıksız çek düzenleme suçu günümüzde tacirlerin avukatlara en çok danıştığı suçlardan birisidir. Karşılıksız çek düzenleme suçu şikayete tabi olduğundan ve şikayetin de hak düşürücü süresinin bulunduğu göz önüne alındğında, böyle bir vakanın mağdurunun hak kaybına uğramaması için profesyonel hukuki desteğe ihtiyacı bulunmakta olup aksi taktirde geri dönüşü olmayan bir yola girmiş olur. Keza karşılıksız çek düzenleme suçunda keşidecinin de hukuki ve cezai riskini en aza indirmek için iyi bir strateji izlenmesi gerekmekte olduğu aşikardır. Keşidecinin de işbu olay karşısında alacağı zararı en az seviyeye indirebilmesi için profesyonel hukuki desteğe ihtiyacı bulunmaktadır. Sitemizden ve iletişim bölümünde bulunan numaralardan bize ulaşarak veya İstanbul Kartal’da yer alan ofisimize gelerek bu konuda danışmanlık ve ilerisinde avukatlık hizmeti alabilirsiniz. (Danışmanlık ve avukatlık hizmeti ücrete tabi olup Avukatlık Kanunu kapsamında avukatların belirli şartlar haricinde ücretsiz iş yapması yasaktır.)

Av. Ömer Can AKALIN

Yorum bırakın